Sanayi Stratejimiz Hayırlı Olsun

Posted on Ocak 17, 2011

0



Her alanda stratejik yaklaşımda bulunulması gerektiğine inanan bir kişi olarak, Sanayi Bakanlığının katılımcı şekilde bir Strateji Belgesi hazırlaması çok hoşuma gitti. Hatta gazetede eylem planını görünce daha da heyecanlandım. Strateji Belgesi 326 maddeden oluşuyor ve tamamı 2014 yılına kadar tamamlanması gereken 72 maddelik bir eylem planını da içeriyor. Daha önce Kalkınma Planı hazırlanması işi içinde bulunan bir kişi olarak, bu sefer gerçekten takip edilecek bir döküman olmuş hissiyatı verdi okuduklarım. Çünkü stratejik planlarda sıkça rastlanan durum sadece raflara konmak için yapılmış olmalarıdır. Bir çoğunda baştaki niyet öyle olmasa da sonunda bir rafta yerlerini alırlar ve kıpırdamazlar. Size çok büyük bir rakam gibi gelebilir ama şirketlerin %85-90`ı tarifledikleri stratejileri uygulayamıyorlar. Ve uygulamama nedenleri, koşulların değişmesi ve ortaya yeni stratejilerin çıkması değil maalesef. Stratejik çalışma/plan ile günlük hayat arasındaki bağın kurulamaması.

Sanayi Bakanlığı bu bağlantıyı kurmak üzere alt sektörler için de çalışma başlattı. Strateji belgesi içinde rekabet değerlendirmeleri yer alan 7 sektörün de kendi planlarını açıklayacağı belirtiliyor. Bu stratejinin yayılımı ve esas işi yapacak olan birimlere doğru şekilde aktarılması açısından çok önemli bir gelişme. Belirlenen hedefler doğrultusunda sektörel çalışmalardan beklenen kendi stratejilerini ve eylem planlarını oluşturmaları. Her ne kadar her sektörün kendi rekabet koşulu çalışmasını kendisinin bir kez daha yapması gerekse de -çünkü belgedeki veriler dört, beş sene öncesinin verileri- yine de bu işin düzgün bir çalışma ile sonlanacağını düşünüyorum. Tabii sonlanacağı kelimesi strateji için pek doğru bir kelime olmadı. Çünkü planlar statiktir. Strateji ise dinamik.

Dünya bugün 20 yıl önce çok popüler olan “Stratejik Planlama” sürecini tartışıyor, sorguluyor. Çünkü bugün dünya o kadar çabuk yaşıyor, dinamikler o kadar hızla değişiyor ki, uzun vadeli hedefler koymak anlamsızlaştı ya da uzun vade kelimesinden anlaşılan süre çok çok kısaldı. Örnek vermek gerekirse şu anda tüm dünya AB`yi izliyor. Ekonomik açıdan zor durumda olan ülkeler ve AB`nin bu ülkelere daha ne kadar destek vereceği konusuluyor. “Avrupa Birliği tehdit altında”, “acaba dağılacak mı?” manşetleri gündemi süslüyor. Her ne kadar dağılma olasılığı şu anda ciddi anlamda ufukta görülmese de, böyle bir durum ortaya çıktığı takdirde, Strateji Belgesi’nin teması olarak ortaya konan “AB`ye Doğru” rotası geçerliliğini yitirecektir. Evet, stratejik dökümanlar hazırlamak, eylem planları oluşturmak ve hedefler koymak önemlidir, nereye gittiğimizi tariflememiz açısından muhakkak yapılmalıdır. Ama bu işi dinamik hale getirebilmek, içinde bulunduğumuz ortamı sürekli izlemek, fırsat ve tehditleri sürekli değerlendirmek, rakiplerimizi yakından izlemek ve bu işi hızlı şekilde yapabilmek için geliştirmemiz gereken daha çok kasımız var. Bu şirketler için de geçerli. Bu doğrultuda çalışır ve bu hıza ayak uydurabilirsek, hatta ileride olmak için daha da hızlı koşabilirsek, o zaman Strateji Belgesi`nde yer alan “Becerilerini sürekli geliştirebilen şirketlerin ekonomideki ağırlığının arttırılması” ve “Düşük teknolojili sektörlerde katma değeri yüksek ürünlere geçilmesi” stratejik hedeflerine ulaşmış oluruz.

Şirketlerimizin stratejik konulara daha çok zaman ayırmaları dileğiyle.

Posted in: Strategy