Türkiye’nin Görünen Yüzü

Posted on Kasım 30, 2010

0



Global Girişimcilik Monitorünün hazırladığı (GEM) 2008 yılına ait yönetici raporuna göz gezdirdim. Tablolara ilk baktığımda yaptıkları kategorizasyonu aldıkları cevaba göre mi yaptılar acaba diye düşünmüştüm ama raporun tamamına göz gezdirince oyle olmadığını anladım. Bu tarz çalışmaları çeşitli kuruluşlar yapıyor. Ben de IMD’nin World Competitiveness Yearbook’unu doktora çalışmalarımda kullanmıştım. Anketleri ülkelerdeki çeşitli şirketlerdeki yöneticilere gönderip sonuçları değerlendiriyorlar.

Bu raporda 16. sayfada 43 ülke için ekonomik gelişimleri göz önüne alınarak girişimcilik davranışları ve algılayışını ölçümleyen bir tablo yer alıyor. Detayını aşağıdaki şekilde görebilirsiniz. (Orjinal rapordan alındığı için ingilizcedir. Eğer anlaşılmasından bir problem olursa lütfen benimle irtibata geçin). Rapor üç ekonomi grubu oluşturmuş bunlar sırasıyla faktör- verimlilik ve inovasyonun yönlendirdiği ekonomiler. Raporun geri kalanında bu ayrımın temelini sorguladım ama tatmin edici bir cevap bulamadım. Tek belirgin metrik, servis sektörüne yapılan yatırımların/açılan şirketlerin sayısı. Bu metrik de sadece serviste değil başka alanlarda da inovasyon dediğimiz noktada, inovasyonun yönlendirdiği ekonomileri belirlemede ne kadar belirleyici tartışılır. En uygun açıklama, genelde yaşam döngüsünde ürün ya da üretim süreci ile ilgili belli bir doygunluğa gelmiş, gelişmiş ülkelerde servis sektörünün ön planda olması olabilir. Ama bana yine de yeterli gelmedi.

Türkiye de bu tanımlamada verimliliğin yönlendirdiği ekonomiler grubunda yer alıyor. Hırvatistan ve Macaristan da Türkiye ile aynı grupta yer alıyor. Tabloda altı cümle ve bu cümleye araştırmaya katılanların katılıp katılmadıkları yer alıyor. Skorlar hangi % oranında söylenen cümleyi onayladıkları bir başka değişle.

“Önümüzdeki 6 ay içerisinde yeni bir iş başlatmak için iyi fırsatlar görmektedir.” %47
“Başarısızlık korkusu iş kurmanın önüne geçmektedir.” %39
“Geçen iki yıl içinde kendi işini kuran bir yakınım oldu.” %27
“Bir iş kurma için yeterince bilgi ve becerim var.” %44
“Önümüzdeki üç yıl içinde bir iş kurmayı planlıyorum.” %21
“Ülkemizde girişimcilik istenen bir kariyerdir.” %72
“Ülkemizde girişimcilerbasının ilgisini çeker.” %63

Bu sonuçlar Türkiye’nin durduğu yeri yansıtıyor. Girişimci ruh var fakat somut çıktılar yok.Fırsat görenler %47, istenen kariyer %72 (buna hiç şaşırmadım, bizim grup bile bir araya gelse, yaa şu restoranda kaç masa var, günde şu kadar kişi gelse, bu kadar kazanıyordur vs. hesabı yaparlar sürekli:) ama geçmişte bu işi yapan tanıdık %27. Yapmak isteyen çok ama yapan çok az. Girişimci ruhumuz var, yeterince bilgimiz olduğunu da çoğunlukla düşünürüz ama somut noktalar gündeme geldiğimizde sadece %30’luk bir kısım iş kurmuştur. Ne kadarı başarılı olmuş, o da ayrı bir soru tabiiki.

Türkiye’de girişimcilik konusunda olmak istenilen yer ve oraya nasıl gidileceği konusunda stratejiler açık değil. Geçenlerde INTEKNO A.Ş. tarafından düzenlenen 7. İnovasyon ve Girşimcilik sempozyumuna katıldım. Sn.Dilek Çetindamar’ın da sunumu vardı sempozyumda. Girişimcilik konusunda ciddi bir çalışma yapmış. Buradan bir dosyaya ulaşabilirsiniz. Sunumunda Kobilere verilen kredinin %3 civarında olduğunu söyledi. O kadar “iş kurma için teşvik var “diye reklam yapılıyor ama kredi kullandırılmıyor diye bir sonuç çıkıyor bu rakamdan. Kobiler riskli görülüyor. Hele de böyle bir kriz ortamında. Dolayısıyla birinin kendi başına iş kurması sermayesi yoksa hayal görünüyor. Var olan bir kaç risk sermayedarı şirketi ve devlet desteklerini saymazsak. Bu kuruluşların da desteği, sermayesi sıfır olan bir adam için nereye kadar yeter tartışmak gerekir. Dilek Hanım’ın bir sözü çok hoşuma gitti. “Önemli olan bakkal açacağım, restoran açacağım, para bulayım değil. O parayı zaten akraba, eş dost bizim insanımız bulabiliyor. Esas zor olan bir iş başlatıp, istihdam arttırıcı yönde büyütebilmek. Bu tarz yeni fikirler ve işler finansman bulamıyor.”Zaten bizi de yukarıdaki tabloda üst sıralara taşıyacak olan işler istihdam arttırıcı yönde işler. Ülke olarak bu konuda başlatılan adımları hızlı bir şekilde büyütmemiz gerekiyor.

Posted in: Girişimcilik